Melekköy


Rize’nin tarihi öncesi hakkında bilgilerimiz sınırlı olduğundan,buna bağlı olarak yöreye hakim olan orman dokusu nedeniyle,Melekköy’ün tarih çağlarıyla ilgili bilgilere ışık tutacak arkeolojik bulgular da bu güne kadar ortaya çıkartılmamıştır.

En son 2000 yılında yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre köy nüfusunun  329 olup Rize merkeze uzaklığı 19 km dır.

Coğrafik konum itibariyle salaha vadisinin kuzeyinde yer alıp vadiye uzaklığı 4 km’ dir.Çevre köyler Kasarcılar,Yeni Güzelköy ,Muradiye,Derebaşı köyleridir.İsmi geçen köylerde sınırları olan Melekköy yer ,yer engebeli olmakla beraber köy düz bir alanda kuruludur.

Bitki örtüsü olarak :Bol yağış alan ve dengeli  bir sıcaklık rejimine sahip olan Melekköy sık ve gür bir tabi bitki örtüsüne sahiptir. Kestane,kayın,ıhlamur,gürgen,karaağaç,Trabzon hurması,yabani kara yemiş,yabani kiraz,çınar,meşe,dış budak ve şimşirdir.Bunlara ilaveten son zamanlarda artış gösteren kivi ve bağ üzümcülüğünü de eklemek mümkün

Nüfus Dağılışı ve Yer Şekli olarak,Dağınık köy yerleşmesi olarak belirlenen evler  çoğunlukla birbirlerinden uzak olup her ailenin konutu kendi arazisi içersinde kurulmuştur.Ülkemizin ve Karadeniz bölgesinin genel sorunu olan işsizlik  sorunu nedeniyle gerek yurt dışına gerekse şehir dışına  çıkan halk yaz aylarını köyünde geçirmeyi tercih ediyor.

Taşpınar Köyü

Ruslardan kurtarıldığı için köyümüzün eski ismi çoncik’ti.
Yeni isimler koyulunca güzel dokunaksız yazın soğuk kışın ılık akan bir Taşpınarımız vardı köyün ismini burdan esinlenerek verilmiştir.
Akraba olarakta Molla Ahmet oğulları idik,soy isim kanunundan sonra soy ismimizde TAŞPINAR olarak değiştirilmiştir.
Bazı akrabalarda değişik soy isimler kullanmışlardır.

Boğazköy

RİZE İLİ MERKEZ İLÇE BOĞAZ  KÖYÜ’NE AİT ÖZET BİLGİ

Boğaz köyü Rize il merkezinin güney doğusunda, Gündoğdu beldesinin güneyinde, il merkezine 14, sahile 5 km uzaklıkta, 350 rakımlı, genel olarak doğu ve kuzeydoğuya bakan, oldukça dik yamaçlardan oluşan zümrüt yeşili bitki örtüsü ile kaplı küçük bir köydür.

Kuzeydoğusunda Akpınar (Kalamoz), Güneydoğusunda Ketenli (Aponconoz), Güneyinde Veliköy (Vela), güneybatısında Pınarpaşı köyleri, Kuzeybatısında Dağınıksu (Ğordi) mahallesi vardır.

Cumhuriyet döneminde coğrafi birimlere Türkçe isimler verilinceye kadar köyün ismi İSTAVRİ & İSTAVRİ BOĞAZİ dır. Coğrafi konumu nedeniyle ve 1959 yılından itibaren (köye yaş çay üretimini teşvik amacıyla gelen) bir ziraat mühendisinin önerisiyle Boğaz ismi benimsenmiştir.

Ketenli köyünün bir mahallesi olan Boğaz, halkın istemi ve yapılan referandum sonucu 1967 yılında “BOĞAZ KÖYÜ” ismini alarak tüzel kişilik kazanmıştır.
Köy 60 hanedir. 2000 yılı nüfus sayımında nüfusu: 186 dır.
Köye ilk yerleşen insanların (1790-1810) Ahmet ve Osman olduğu ve daha önce bu köyde sürekli iskãn olmadığı kesin kanıtlara dayanmaktadır. 1830-1880 tarihlerinde köyde tarım arazisi yok denecek kadar azdır. Arazi sık ağaç ve dikenle kaplıdır.

Köyden Yemen, Trabulusgarb, 93 harbi (1877-78 Osmanlı Rus), Çanakkale ve kurtuluş savaşında 14 şehit vardır. Ayrıca merhum Ömer oğlu Şevki Yazıcı (Şişko Şevki 1901-1984) Sakarya Akkum köyü ve çevresinde İpsiz Recep çetesinde iki yıl bulunmuştur.

Adacami

Rize ili Güneysu ilçesinin kuzeyinde yer alan ilçe merkezi sınır bir mahallesidir. Yenicami, Selamet köyleri ile Ulucami, Küçükcami, merkez mahalleleri ve il merkezi ile çevrilidir. Köyün bitki örtüsü, doğal güzellikleri ve hayvan türleri Güneysu ile aynı özelliklere sahiptir. Yeryüzü şekli Güneysu ile yakın özellikler gösterir, Adacami, diğer köylere nazaran düz sayılabilecek bir konumdadır. Dört dağı vardır. Kösenun dağı, Anca sırtı, Evliyanun tepe ve Reşitun tepe.

Orman ve fundalık alanlar bu dağ tepelerinde yer alır. Düz saha oldukça fazladır. Ada düzü denilen yer çok geniş bir yerleşim alanıdır. Köyde çok sayıda akarsu vardır. Potomya (dere) , ada deresi, yırmak başı ve güneşli yırmak burada bulunur. Alatopi denilen mevkide, Alatopi adında kısmen küçülmüş bir dere gölü vardır.

Adacami eskiden küçük gemilerin girebildiği bir yer konumundaydı. Potomya çayı alüvyonlarla dolmadan önce çok daha derindi. İklimi Güneysu ile yakın özellikler gösterir.

Alantopu denilen yer rüzgâr almaz. Bu sebeple eskiden koyunlar burada doğurtulurdu. Mahalle şuan 650 hanelidir. 1990 nüfus sayımına göre bu hanelerde 868′i erkek, 896’sı kadın toplam 1.764 nüfus vardır. Mahalleyi terk etmiş çok sayıda aile vardır. Sürekli göç verir. Mahallede yaşayanların yaklaşık %40′ına yakın bir kısmı kışın büyük şehirlere göçer.

Adacami eskiden Kurloz adında şimdiki Adacami ve Yenicami köylerinden oluşan bir köydü. Köy eski bir mahallesi olan Yenicami’ nin 1952 yılında ayrılmasıyla ikiye bölündü. Köyü oluşturan mahalleler, Adacami (merkez) , Zavendik (başaklı) , Mercanlı(güneşli) , Irmakbaşı, Yeşilırmak, Anca ve yukarı Kanburlu mahalleleridir.

Soyadlarına göre köyde yaşayanlar :

kalender, abidinoğlu, aydoğan, ayhan, bayrak, dalgakıran, dizdar, erkan, gençalioğlu, gencer, gündoğar, günay, hardaloğlu, hutoğlu, havulioğlu, kaba, kabaoğlu, kanbur, kanburoğlu, kaplandar, kaboğlu, katmer, kılıç, kumbasar, mercan, orhan, öksüz, özbey, gürlük, özçelik, özdoğan, özkan, sarıoğlu, sivri, topalhasanoğlu, temizel, topal, turan, turgut, usta, ustaömeroğlu, utku, vural, yanık, yazıcı, yıldız, yılmaz, yiğit sülaleleridir.

Adacami sosyal-ekonomik açıdan Güneysu ile benzer özellikler gösterir. Benzer özellikler gösteren birçok unsur, nüfusun ekonomik nitelikleri, tarım, hayvancılık, tatlı su ürünleri, yaylacılık, gurbetçilik ve göç, denizcilik, yerleşme düzeni, taşımacılık, elektrik ve sosyal güvenlik açısından da görülür.

Adacami bir sanayi köyüdür. Toplam 19 özel çay fabrikası vardır. 1987′de Adaçay, 1988′de Kanburoğlu ve Ak çay, 1989′de Mercan ve Özmercan çay, 1990′da Kalender ve Usta çay, 1991′de Kaptan ve İmren çay, 1992′de Grup çay, Gül, Reyhan ve Ayçay 1993′ de Güneşli, Öksüz, Kader, Başaklı ve Aytur çay, 1994′de Özkanburlar çay faaliyetine başlamıştır. Günlük yaş çay işleme kapasitesi yaklaşık 270 tondur. Bu fabrikalarda güneşli çay 1994′de mayısı’ndan sonra faaliyet göstermedi. Ticari faaliyet gösteren 5 bakkal, 2 marangoz, 1 kahve, 1 çay Ocağı, 1 berber 19 özel çay fabrikası vardır. Eskiden ticari faaliyet gösteren 15 bakkal, 2 kahve, 1 berber daha vardı. Her mahalleye yol gider. Posta hizmetleri Güneysu posta hanesi’ nden yürütülür. Eskiden bu köyde hizmete veren bir posta hane daha vardı. Köyün su kaynakları yetersizdir. Sıcaklığın yüksek olduğu zamanlarda yeterli oranda su almaz. Eğitimi eskiye dayanır Güneysu’nun en önemli medreselerinden birisi olan Adacami karyesi (medresesi) buradaydı.

1925 yılında medreseler kapatılınca bu medrese yerine 1927 yılında 5 yıllık bir mektep açıldı. Eğitim hizmetleri uzun yıllar bu mektepte sürdürüldü. Uzun süre sonra 1980 yılında Irmakbaşı, 1986 yılında Başaklı ilkokullarının açılmasıyla toplam 3 ilkokulları oldu.

Köyün bir sağlık ocağı vardır. Köyde bulunan Kur’an kursu’na ait bir dernek vardır. Eskiden, lokali bile olan bir dernek daha vardı. Köy kültür açısından Güneysu ile benzer özellikler gösterir. Benzer özellikler gösteren birçok unsur, kültürün tarihsel toplumsal evrimi, kültürel geleneğin öğeleri, el sanatları, mimarlık, yerel ağız özellikleri, yöresel halk edebiyatı, halk müziği, halk müziği araçları, halk oyunları, çocuk oyunları ve araçları, kullanılan araç ve gereçler, silahlar ve sosyal faaliyetlerde de görülür.

Köyün önemli buluntuları Potomya çayı alüvyonlarının altında kalan gemi babalarından. Yaşlılara ve bazı kaynaklara göre, Potomya çayı’na girebilen ufak gemiler bu babalara bağlanırdı. Diğer bir görüş ise bu babalar, köprülerin selden korunmak için bağlandığı birer lapadır. Adacami karyesi (medresesi) plan açısından önemli bir yapıydı. Çatma ve ahşap yığma bu yapı, yalnız medrese olarak inşa edilmiştir. Taş ve ahşap yığma bir yapı olan şimdiki ada camii, zengin ahşap süslemeleri açısından önemlidir. Yine eski camilerden, ahşap yığma bir cami olan Zevendik camii, ahşap süslemeliydi. Eski taş ve ahşap yığma camilerden anca camii ile çatma ve ahşap yığma Nanaroz Camii de önemli eserlerdendir. Kanburoğulları’ na ait, 1591 tarihinde yapılmış dört katlı eski bir taş konağın yalnız kalıntıları kalmıştır. Bu konakta 1592 tarihli iki de topun bulunduğu, bunlardan birisinin de uzun süre ramazan topu olarak kullanıldığı söylenir.

İbadete açık 4 cami vardır. Ada camisi, anca camisi, Zevendik camisi ve Topcunun (Nanoroz) camisi. Bunlardan başka şimdiki anca, Zevendik ve Nanoroz camilerinin yerinde 3 eski cami daha vardır. Çalışır durumda 2 değirmen vardır. Adacami deremeni ve Yirmakbaşı deremeni. Eskiden çalışır durumda olan Kanburlu, Anca ve Irmak başı deremenleri diye 3 değirmen daha vardı.

Tarihi, özel, ve sosyal varlıklar dışında 3 ilkokul, 1 sağlık ocağı, 1 sağlık evi, 2 alım yeri, 5 lojman, 1 kur’an kursu ve 1 köy odası vardır. Bunların dışında eskiden 1 posta hane daha vardı. Köyde 1968 yılında itibaren dönemlerine göre görev yapan muhtarlar şunlardır.

Rafet Kanbur (1968 – 1973)

Rafet Kanbur (1973 – 1977)

Mehmet Kanburoğlu (1977–1984)

Ramazan Öksüz (1984–1989)

Ramazan Öksüz  (1989–1994)

Mahmut Kanbur (1994-….)

Görev dönemleri bilinmeyen Rafet Kanbur’ dan önceki bilinen muhtarlar, Mustafa yazıcı, Davut Özçelik, Osman kanbur , İbrahim kambur, Mehmet Yılmaz, Celal Kanbur ve Fikri Kanbur’ dur.Yalnız köylüsüne değil çevresine de bir çok hizmette bulunan Mustafa Yıldız, Kasım Yıldız gibi önemli şahsiyetlere sahip bir köydür.

Adacami’li sağ veya ölü birçok usta, sanatkâr, hoca ve halk adamı vardır. Yararlılıkları dokunmuş saygıyla anılan bu insanlar arasında: yapı ustası Muzaffer özbey, Avni kanbur, Hayrullah yıldız, İbrahim özbey, Emrullah yıldız, Seycrack paylaşmak yasak!ah özçelik’ i; Zırnacı, Mensur özçelik, Emrullah kanbur’ u; şair, Kadir Ağa (kanburoğlu), Kanboronun Ahmet (kamburoğlu)’i; Kemaneci, Gencalı kanbur’ u;Zurnacı, Selahattin (sancaktutan)’i; Halk hekimi, Kazım özçelik, Halit sivri’ yi; Halk veterineri, Mustafa sivri, Halit sivri’ yi; hoca, Mehmet kanbur, Fikri özçelik, Zevendikli Mustafa Efendi (yıldız)’yi ve Öğretmen, Kasım yıldız’ ı sayabiliriz.

Muradiye

Beldemizde yerleşimin kuruluş, tarihi kesin bilinmemekle birlikte, oldukça eski bir yerleşim merkezi olduğu tahmin edilmektedir. Bağlı bulunduğu Rize il merkezine yakınlığı nedeniyle Muradiye yerleşmesinin tarihi gelişimi Rize tarihinde elde edilecek bilgilerle incelene bilinir. Bölge ile ilgili bilinen en eski tarihi bilgiler İ.Ö VII yüzyılda Kafkasya’dan bölgeye gelen Kimmerle başlamaktadır. Anadolu’da ilk siyasi birliği sağlayan Hittit’ lerin sınırları dışında kalan bölgeye Urartular’da uzanmamıştır. Kimmer’lerden sonra bölgeyi ellerine geçiren İskitliler, tarıma büyük önem vermelerinden ve toprakların tarıma elverişli olmaması nedeni ile bu bölgeden ayrılmışlardır. İ.S VI: yüzyılda bölge Pers Devletinin egemenliğine girmiştir. Perslerden sonra bölgeyi Büyük İskender ele geçirmiş, Büyük İskender’in ölümünden sonra bölge Pontustlular ele geçirmiştir. Daha sonra Pontusllar’ın egemenliliğine son veren Romalılar’ın eline geçmiştir. 395 yılında, Roma İmparatorluğu parçalanınca bölge Bizans İmparatorluğunun egemenliği altına girmiştir. Bizans döneminde bu bölgeler, Arapların akınlarına uğramış ancak bir sonuç alamamışlardır.
*1071 de Alparslan’ın Malazgirt zaferinden sonra bölge Türklerin egemenliğine girmiştir. Daha sonra bu topraklarda İlhanlılar, Akkoyunlular ve Karakoyunlular gibi Türk bey likleri hüküm sürmüştür. Yakın tarihte Rum İmparatorluğu zamanında bu bölgede Rum ların yaşadıkları, bölgemizin Ayane mevkiinde bulunan kilise kalıntılarından tahmin edilmektedir.
*Fatih Sultan Mehmet, Trabzon Rum Pontus İmparatorluğunu ortadan Kaldırınca, Bu topraklar Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde katılmıştır.
9 Mart 1916^ da Rus işgaline uğrayan Rize, 2 Mart 1918′ de işgalden kurtulmuştur. Bölgede uzun yıllar Rum Pontus İmparatorluğunun hüküm sürmesi nedeniyle, bugün bölge deki birçok yerleşmenin adı Rumca’dır. Rus İşgali döneminde Muradiye yerleşmesinde karakol kurulduğu için beldeye karakol anlamına gelen URUSPA adı verildiği tahmin edilmektedir..
*Rize den Erzurum a giden kervanların en kısa yol olarak kullandıkları tarihi ipek yolunun bir kolu bu bölgeden seçtiği Bu yol üzerinde tarihi han kalıntılarından anlaşılmaktadır. Son zamanlara kadar hizmet veren bu hanların isimleri Küçük Alinin Hanı, Topal Hüsi nun Hanı, Nazım’in Hanı, Hzıv oğlu hanı, Mamatı Hanı, Çukurlu Han, Büyük Han, ve Çağıran Kaya Hanı bunların bazılarıdır. Ayrıca bu yol üzerinde kervanların su ihtiyacını karşılamak için su yalakları kalıntılarına da rastlamakta mümkündür.
*Kurtuluş savaşından sonra yeni harflerin kabul edilmesiyle beldeye “Muradiye” ismi verilmiştir. Beldemizde ilk eğitime köy eğitmeleri tarafından (Abdullah YAZICI ve Mustafa KÜÇÜK MUSTAFA) tarafından küçük camının sırtı denilen mevkide küçüçük bir odada verilmekteydi daha sonraları komşu köydeki ilk okula devam edilmiş , 1945 yılında halkın katkısıyla İlkokul yapılmış, üç nesile öğretmenlik yapan baş öğretmen Mehmet YAZCI önderliğinde eğitime başlanmıştır. Beldede 1975 yılında Orta okul açılmış ve eğitime başlamıştır. Ayrıca beldede Mesudiye mahallesinde Başmahalle İlkokulu ve Orta-mahallede Delihasanlı İlkokulu olmak üzere 2 adet daha ilkokul bulunmaktadır.Taşımalı eğitime geçildiğinden diyer iki ilk okul kapatılmış belde merkezindeki ilköğretim okuluna eğitim devam etmektedir.

*Belde merkezindeki ortaokul ve ilkokul 1992 yılında yeni yapılan İlköğretim Okulu binasının hizmete girmesiyle birleş tirilmiştir, Belde halkı Lise eğitimini Rize merkezde yapmaktadır. Beldede okur yazar oranı %96 oranında ve Ülke ortalaması üzerinde olup; doktor, mühendis, avukat, kaptan, pilot, iktisatçı, doçent, kamu yöneticisi ve öğretmen gibi hemen, hemen tüm meslek alan larında birçok insanımız vardır.

*Beldemizde 1968 yılından beri hizmet veren sağlık ocağı mevcuttur.Askoroz vadisindeki en eski iki sağlık ocaklarından biridir.
Halen sağlık ocağında; Doktor, hemşire, ebe, sağlık, memuru, hizmetli, şoför ile sağlık hizmetleri yürütülmektedir. îlk kurulduğu yıllarda sağlık ocağımıza 4 sağlık evi ve bunlara bağlı 13 köyde toplam 15 bin nüfusa hizmet vermektedir. Ancak sağlık ocağımızın binası eski tiptir. Beldemizde bir eczane olup bölgemiz halkının ilaç ihtiyacını karşılamaktadır.
*Beldemizde 1960lı yıllarda nüfusun 2000′ni geçmesi vesilesiyle Nahiye olmak amacıyla referandum yapılmış fakat halk tarafından red edilmiştir. 1980′li yıllarda nüfusu 5000′i geçen beldede bu tarihten itibaren devamlı göç verilmiş nüfus her yıl azalmıştır. Belde de ki nüfus hareketlerini durdurmak, ekonomik ve sosyal yönden kalkınmasını sağlamak ama cıyla belde ileri gelenlerinin öncülüğüyle 1993 yılı Haziran ayında Belediye olmak için re ferandum yapılmış ve halkın %80′ninin desteği ile Belediye olma kararı kabul edilmiş ir.
*Bakanlar Kurulu’nun 30.12.1993 tarihindeki toplan tısında alınan 93/42774 sayılı kararla Rize İli Muradiye Köyünde “MURADİYE” isminde belediye kurulması kararı alınmıştır. Bu karar Resmi Gazete’nin 31.12.1993 gün ve 21805 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve Muradiye köyü bu tarihten itibaren Belediye olmuştur.
*27 Mart 1994 tarihinde yapılan yerel genel seçim lerde Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri seçilerek 01 Nisan 1994 tarihinden itibaren Muradiye Belediyesi belde halkına hizmet vermeye başlamıştır.

*Bu tarihten itibaren Belediye Meclisi kararıyla beldede Mesudiye, Orta ve Yeşildere mahallesi ismi ile “3″ mahalle ihdas edilmiştir. Beldenin Yüzölçümü 7.5Km2/dir.1990 yılı sayımlarında nüfus 2392, 1997 yılı sayımında nüfus 2752 ve 2000 yılı sayımında nüfus 3407 kişidir. Bölge halkı Osmanlı zamanından ve Cumhuriyetin ilk yıllarında geçim sıkıntısı çektiğinden o zamanlarda bölge dışarıya göç vermek zorunda kalmıştır. Halen beldemiz halkından olup Akçakoca, Adapazarı, Karasu, Geyve, İzmir, Bursa, gemlik, Ankara, Bafra, Ladik, Söke, İstanbul, gibi şehirlere yerleşen hemşerilerimiz olduğu gibi Osmanlı zamanında Rusya ‘ ya çalışmaya gidip ihtilalde orada kalıp dönmeyen hemşerilerimizde vardır. Belde nüfusumuz aslen 5000 civarında olup nüfusun birçoğu ya Rize il merkezinde veya diğer illerdedir.

SALARHA

salarha rize merkez deki en büyük köylerden birisidir.ayrıca salarha dereside denilir.dere boyu küçük büyük tüm yerleşim merkezleri salarha olarak kabuledilebilir.özellikle dağlık rize coğrafyasında salarha düz alanları ile farklı bir yerleşim merkezidir.salarha deresinin merkeze müderrisler-çaykenttir.bu gün çaykent beldesi diye geçmektedir.rize merkeze 15 km uzaklıktadır. Salarha köyünün Rize-Merkezle arasırnda dağlar olduğundan Salarhadan Merkeze inmek isteyen insanlar o dağları dolaşmak zorunda kalmaktadılar. En meşhur caddesinin ismi Oflular Caddesi oldugu söylenmektedir….Araba yoları da bu dağların yönüne göre ayarlanmış; bu da mesafeyi uztıyor. Salarha deresinin en başında andol köyü bulunmaktadır.andon doğasıyla bir turistik yerdir.özellikle doğal ılıca suyu ile yaz aylarından insanların sık geldiği ve mangal piknik konseptinde eğlendiği bir dinlence yeridir.ılıca suyu doğal bir kaynaktan çıkmaktadır ve de bolca demir içerir.tadı soda ya benzer.özellikle içildikten sonra insan vucudunda bir rahatlama etkisi yapar.salarha deresinden çıkmış ve üne kavuşmuş bir kaç isimde vardır.unların başında ismail türüt olmak üzere,Davut Güloğlu , İsmail Türüt sayabiliriz.

Boğazköy

Boğaz köyü Rize il merkezinin güney doğusunda, Gündoğdu beldesinin güneyinde, il merkezine 14, sahile 5 km uzaklıkta, 350 rakımlı, genel olarak doğu ve kuzeydoğuya bakan, oldukça dik yamaçlardan oluşan zümrüt yeşili bitki örtüsü ile kaplı küçük bir köydür.
Kuzeydoğusunda Akpınar (Kalamoz), Güneydoğusunda Ketenli (Aponconoz), Güneyinde Veliköy (Vela), güneybatısında Pınarpaşı köyleri, Kuzeybatısında Dağınıksu (Ğordi) mahallesi vardır.
Cumhuriyet döneminde coğrafi birimlere Türkçe isimler verilinceye kadar köyün ismi İSTAVRİ & İSTAVRİ BOĞAZİ dır. Coğrafi konumu nedeniyle ve 1959 yılından itibaren (köye yaş çay üretimini teşvik amacıyla gelen) bir ziraat mühendisinin önerisiyle Boğaz ismi benimsenmiştir.
Köy 60 hanedir. 2000 yılı nüfus sayımında nüfusu: 186 dır.
Köye ilk yerleşen insanların (1790-1810) Ahmet ve Osman olduğu ve daha önce bu köyde sürekli iskãn olmadığı kesin kanıtlara dayanmaktadır. 1830-1880 tarihlerinde köyde tarım arazisi yok denecek kadar azdır. Arazi sık ağaç ve dikenle kaplıdır.
Köyden Yemen, Trabulusgarb, 93 harbi (1877-78 Osmanlı Rus), Çanakkale ve kurtuluş savaşında 14 şehit vardır. Ayrıca merhum Ömer oğlu Şevki Yazıcı (Şişko Şevki 1901-1984) Sakarya Akkum köyü ve çevresinde İpsiz Recep çetesinde iki yıl bulunmuştur.

Pazarköy

Köyün eski ismi Mişona idi. Mişona, Potomya karyesinin bir yerleşim yeri olarak ilk defa 1583 tarihli Tapu Tahrir Defterinde geçer. Bu tarihten önce yazılmış olan 1486, 1515 ve 1554 tarihli Tapu Tahrir Defterlerine Mişano adının geçmemiş olması bu yerin o zamanlar bir yerleşim yeri olmamasından değildi. O tarihlerde yazılan Tapu Tahrir Defterleri karye bazında yazılıyor ve o tarihlerde Potomya, bütün yerleşim yerleri ile bir karye sayılıyordu. O dönemde Salaha bölgesi de 12 yerleşim yerini ihtiva etmesine rağmen bir karye olarak ele alınıyor ve bütün yerleşim yerleri tek isim altında vergilendiriliyordu. Fetihten sonra yazılan Tapu Tahrir Defterlerine göre bölge tamamen Hıristiyan’la meskundu. Yer yer Müslümanlığa geçişler başlamıştı. 1583 yılana gelindiğinde nüfusun 5′te biri Müslümanlaşmıştı. Bu dönemdeki Müslüman nüfusun bir kısmı Hıristiyanlıktan Müslümanlığa geçen yeni Müslümanlardan, diğer kısmı da başka yerlerden gelip bölgeye yerleşen kadim Müslümanlardan oluşuyordu. 1583 tarihinde Mişona’ da tamamı Müslümanlardan oluşan 37 hane bulunuyordu. Bunların yeni Müslümanlar mı yoksa başka yerden buralara gelip yerleşen kadim Müslümanlar mı olup olmadığını bilemiyoruz. Mişona adına bundan sonra 1603 tarihli İcmal defterinde rastlıyoruz. Bu deftere göre, Mişona ve Gutoz köylerinin vergileri Gürcistan seferine katılıp üstün derecede yararlılığı olan Mustafa ve Aydan isimli şahıslara tahsis edilmişti. 1875 tarihli Trabzon Salnamesine göre Mişona, Rize kazasına bağlı 49 hane ile 194 yetişkin erkek nüfusa sahip bir karye idi. Kaçaran köyü ile birlikte Potomya mıntıkasına dahildi.

93 harbinden sonra 1878 tarihinde Rize, Lazistan Sancağı merkezi oldu. 1913 tarihinde sancak merkezinde oluşturulan bir komisyon, Rize köylerinin isimlerini Türkçeleştirdi. Bu meyanda Mişona da ” Birkaç köyün mevki-i meşhuru olması” münasebetiyle Pazarköy ismiyle adlandırıldı.

Pazarköy 1944 yılında kurulan Güneysu bucağına bağlandı ise de, 1966 yılında Güneysu’dan ayrılarak Rize merkez köyleri arasında yer aldı. Bu tarihlerde Pazarköy, Devlet planlama teşkilatı tarafımdan merkezi köyler arasına alındı. Bu özelliğini bu güne kadar devam ettirmektedir.